28 Kasım 2020 TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 171.113
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 29.845
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 177
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 3.845
Kültür-Sanat

Deniz dili ve edebiyatı

/Bulut mu olsam/gemi mi yoksa/balık mı olsam/yosun mu yoksa?/Ne o, ne o, ne o/Deniz olunmalı, oğlum/bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla …

Deniz dili ve edebiyatı

/Bulut mu olsam/gemi mi yoksa/balık mı olsam/yosun mu yoksa?/Ne o, ne o, ne o/Deniz olunmalı, oğlum/bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla

“Dünya bir deniz idi, ne gök vardı, ne bir yer, 

Uçsuz, bucaksız, sonsuz, sular içreydi her yer”

(Altay Türkleri Yaratılış Destanı, Verbitskiy)

Su. Hayranlıkla karışık hayret, yakıcı oksijenle yanıcı hidrojenin bir ortaya gelişiyle oluşan söndürücü şey. Su, hayat. Ta birinci metinlerden günümüzdekilere kadar edebiyatın mevzu ettiği. Kimi vakit “Dede Korkut Kitabı”nda Salur Kazan’ın yurdunun yolunu sorduğu: “Çağıl çağıl kayalardan çıkan su/Ağaç gemileri oynatan su /…/Yurdumun haberini biliyor musun söyle bana/Kara başım kurban olsun suyum sana”. Kimi vakit da deniz olup aşılamayan tuzdan, ya da aşılmak istenmeyip içinde sonsuz kalınan; “Demir kargı olsun orman/Av yerinde yürüsün kulan/Daha deniz daha müren/Güneş bayrak gök kurıgan” (Oğuz Kağan Destanı, Kaplan).

Denizin altındaki, yüzeyindeki, üstündeki tüm dünyalar insanı ilgilendirir, ilgilendirmelidir.  İnsan yosundan giysiler, tuzlu sudan tatlı su yapabilir. Yüzeyinde yaşayıp günlerce seyretmek için tonlarca tartıda çelik, ahşap, cam elyaftan gemiler inşa edebilir. Göğünden kentine, ovasına, vadisine mavi günler, mehtaplı geceler örtebilir. “Denizin üstünde ala bulut/yüzünde gümüş gemi/içinde sarı balık/dibinde mavi yosun/kıyıda bir çıplak adam/durmuş düşünür/Bulut mu olsam/gemi mi yoksa/balık mı olsam/yosun mu yoksa?/Ne o, ne o, ne o/Deniz olunmalı, oğlum/bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla”. Nâzım Hikmet’in oğluna dediği üzere.

DENİZİN LISANI VAR

Ayrıyeten lisanı var denizin, konuşur beşerle, bağırır, kahkaha atar, müzik söyler, azarlar, sarılır öper… Çok güçlü, cömert, doğurgan hem de katmanlı bir lisan bu. Nuh’un Gemisi’inden Odysseia’ya, Robinson Cruise’dan Moby Dick’e, Define Adası’ndan Aganta Burina Burinata’ya… Halikarnas Balıkçısı’nı okuyup da arkadaşlarıyla merhaba yerine “Aganta!” diye selamlaşan kim bilir kaç çocuk vardır.

YURDUN MAVİSİ

Metinden metne, romandan şiire, türlü anlatım telaffuz, mana imge ile seyreder deniz. Kutludur, onu geçene sihirli bir kuvvet ikram edebilir. Manidir, tabiata karşı verilen çabası duyguya karşı da olabilir, koyu hasrete. Sonsuzluk, ölümsüzlük, özgürlük, birlik, egemenlik, cömertlik, genişlik, zenginlik, yoğunluk, kapsayıcılık, yok edicilik, tekinsizlik, ayrılık, öteleyicilik, yakıcılık, avutuculuk, eğlencelik… Aşk, huzur, mutluluktur. Elle tutulmaz, gözle görülmezi tutulan görülen eder. “Yürü! Hür mâviliğin bittiği son hadde kadar!/ İnsan âlemde hayâl ettiği surece yaşar” (Yahya Kemal Beyatlı). Elbette elle de tutulur deniz, gözle de görülür. Avcılık, üreticilik, yüzücülük, gezicilik, gemicilik… devinen üreten insan varoluşunun yurdu, yurdun mavisidir.

Hatta MAVİ VATANDIR

 Cumhuriyet http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/deniz-dili-ve-edebiyati-1769629

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Tüm misafir ve üyeler yaptıkları yorum ve yazılar dan sorumludurlar.

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL